Köylülerin Gıda Egemenliğini Hayata Geçirme Mücadelesinde 25. Yıl


1996 yılında düzenlenen Dünya Gıda Zirvesi’nde, “gıda egemenliğini” tanımlayan La Via Campesina, açlık, eşitsizlik ve iklim krizine sebep olan yıkıcı endüstriyel kapitalist modele karşı bakış açısını kelimelere dökmüş oldu. Gıda egemenliği, insanların özerk olarak, yerel kaynakları kullanarak ve agroekolojik yöntemlerle sağlıklı, besleyici, iklimsel ve kültürel olarak uygun gıdayı öncelikle de yerel toplulukların gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretmesidir. Gıda egemenliği aynı zamanda gıda güvencesini sağlamak için de gereklidir. 

25 yıl önce Roma’da ortaya atıldığından beri gıda egemenliğinin kamu politikaları üzerinde kapsamlı etkileri olmuş, Birleşmiş Milletler yapıları gibi (Gıda ve Tarım Örgütü -FAO, Tarımsal Kalkınma Uluslararası Fonu, İnsan Hakları Konseyi vb.) bir çok örgüt ve kurum tarafından benimsenmiştir. Ekvator, Venezuella, Mali, Bolivya, Nepal ve Senegal gibi bazı hükümetler gıda egemenliğini politikaları içerisine, bazıları da anayasalarına dahil etmişlerdir. 2018’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Köylülerin ve Kırsalda Çalışan Diğer İnsanların Hakları Deklarasyonu’nu kabul etmesi, 2015 yılında FAO’nun agroekolojiyi tanıması, Halkların Gıda Egemenliği’nin bazı örgütler, çok uluslu kurumlar ve hükümetler tarafından tanındığı ve kabul edildiğinin kanıtıdır. 

Bu başarılara rağmen şirketler, gıda egemenliği ve agroekolojinin çeşitli Birleşmiş Milletler yapılarında (İnsan Hakları Konseyi, Dünya Gıda Güvencesi Konseyi, vd.) yer alan kamu politikalarında daha ileri düzeyde yerleşiklik kazanmaması ve geri çekilmesi için usanmadan çalışmaktalar. Birleşmiş Milletler Gıda Sistemi Zirvesi gibi güncel girişimler, şirketlerin COVID-19 pandemisini ve artan gıda güvencesizliğini kullanarak kendi kâr amaçlarını gerçekleştirmek için gasp süreçlerinin hızlandığının somut bir göstergesidir. 

Bizim tarafımızdaysa, tersine, mevcut COVID-19 pandemisinin bir çok insanı açlık ve beslenme yetersizliğinden koruyan yerel gıda sistemlerinin önemi ve dirençliliğini gösterdiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla, herkes için daha adil ve onurlu, insanların ihtiyaçlarını kavrayan, değerlerle uyum gösteren ve doğaya saygı duyan bir gıda sistemine yönelik radikal dönüşüm stratejisi için mücadele etmeye devam ediyoruz. 

2021 yılında, gıda egemenliğini inşa etmenin 25. yılını kutluyoruz. Bunu vesile yaparak, tüm başarılara ve kazanımlara görünürlük sağlayabiliriz. Bundan da öte, önümüzdeki 25 yılda gıda egemenliğini hayata geçirmeyi başarmak için gösterdiğimiz kolektif çabaları yeniden güçlendirmenin zamanı. 

Köylülerin Gıda Egemenliği için mücadelesinin 25. yılına işaret ederek, bu yıl dönümünü  —gıda egemenliğinin kapitalist gıda sistemininin alternatifi olarak tüm yönlerini gösterecek şekilde— dayanışmanın, gıda egemenliğinden ne anladığımızı beraber inşa etmenin, ve neden şimdi daha öncesinden çok daha uygun ve geçerli olduğunu düşündüğümüzün güçlü bir anına dönüştürelim.

La Via Campesina olarak 2021 yılını, ve özellikle uluslararası küresel eylem ve eylemlilik günlerimizi gıda egemenliğinin festivali yapacağız: 17 Nisan* (Uluslararası köylü mücadeleleri günü), 16 Ekim (Halkların Gıda Egemenliği için ve çokuluslu şirketlere karşı uluslararası eylem günü), 25 Kasım (Kadına şiddete karşı uluslararası eylem günü), 3 Aralık (Agrotoksiklere karşı ve yaşam için eylem günü).

Bu #17Nisan2021 günü, üyelerimizin, müttefiklerimizin ve dostlarımızın, yerel gerçekliği yansıtacak şekilde gıda egemenliğinin altını çizmesini bekliyoruz. 

  • Yaşamı korumak ve köylü tohumlarını, köylü haklarını, göçmen işçilerin haklarını, yerel gıdayı, agroekolojiyi, gıda egemenliği için kamu politikalarını yaygınlaştıran etkinlikler düzenleyin;
  • Dayanışma için sembolik eylemler, film gösterimleri, açık tartışmalar, açık-ortak mutfaklar, köylü pazarları ve gıda bağışları, kentlerde ve topluluklarda yapılabilecek etkinliklerden bazılarıdır. 

#17Nisan2021 civarlarında, tüm ezilmiş halklarda somut dayanışma eylemleri düzenlenmesi için çağrı yapıyoruz. 

Köylü ve yurttaş mücadeleleri üzerindeki baskı yeniden arttı. Dünyanın her yerinde, tehdit edilen, öldürülen veya tutsak edilen toplumsal hareket liderlerinin sayısı önlenemez bir şekilde artıyor. Artan bu baskı ve kriminalleştirme karşısında üyelerimizin ve müttefiklerimizin harekete geçmesi için çağrıda bulunuyoruz. 

17 Nisan 1996’da öldürülen topraksız işçilerin anısına ve bugün kendi mücadeleleri sürecinde şiddetli baskı ve kriminalleştirme yaşayan tüm insanlarla dayanışma içerisinde, 17 Nisan’da küresel ölçekte mumla nöbet tutarak bir dayanışma eyleminde bulunacağız. Detayları daha sonra paylaşacağız. 

Dayanışma gücümüzdür! 

Gıda egemenliği için kolektif mücadelemize canlılık ve görünürlük kazandırmak amacıyla lvcweb@viacampesina.org adresine göndereceğiniz fotoğraflarınızı, görüşlerinizi, makalelerinizi, videolarınızı, afişlerinizi ve eylemlerinizi bir araya getireceğiz. 

Gıda egemenliği için mücadele edenler üzerinde suç ve şiddete son verin! 

“Dünyayı besliyor ve Gıda Egemenliğini inşa ediyoruz”

#17Nisan2021  #GelecekGıdaEgemenliğinde

[*] 17 Nisan 1996 tarihinde Brezilya’nın Pará eyaletinde tarım reformu talebiyle otoyolu kapayan çok sayıdaki Topraksız Kır İşçileri Hareketi -MST üyesine saldıran polis 19 köylüyü öldürdü. Köylülerden ikisi, aldıkları ağır yaralar sonucu bir kaç gün sonra ölürken yüzlercesi bir daha tarım yapamayacak şekilde yaralandı. Aynı tarihlerde Mexico Tlaxcala’da ikinci uluslararası konferansını yapmakta olan La Via Campesina, 17 Nisan’ı Uluslararası Çiftçi ve Köylü Mücadeleleri Günü ilan etti.

26 Mart 2021, Harare

La Via Campesina

(Çev: Umut Kocagöz)

0 Paylaşımlar