Adalet, barış, yaşam ve onur için verdiğimiz ortak mücadelenin 30. yılı!

Adalet, barış, yaşam ve onur için verdiğimiz ortak mücadelenin 30. yılı!

Yaşasın La via Campesina! Yaşasın Çiftçiler!

17 Nisan Uluslararası Köylü Mücadeleleri Günü’dür ve 1996’da gerçekleşen Eldorado do Carajás katliamını anmak ve dünya çapında köylülere, işçilere ve yerli halklara sürekli uygulanan baskı, zulüm ve suçlu olarak yaftalama uygulamalarına dikkat çekmek için La Via Campesina tarafından her yıl bir anma günü olarak düzenlenir.

Bu yıl, La Via Campesina’nın hayatında ayrı bir dönüm noktasıdır. Gıda egemenliği, genel tarım reformu ve onur için verdiğimiz ortak mücadelenin 40. yılına giriyoruz. Köylü ve yerli halk örgütleri 1992’de Managua’daki bir buluşmada bu küresel hareketin ilk tohumlarını ektiler. La Via Campesina ise 1993’te Belçika’da Mons’taki ilk uluslararası konferansta resmi olarak doğdu.

Dünya bugünlerde zor bir yer haline geldi. Açlık ve toplumsal adaletsizlikler günden güne kötüleşirken ve COVID-19 pandemisi, iklim değişikliği, çatışmalar, savaşlar ve parasal spekülasyonlarla daha da artarken gıda krizi derinleşmeye devam ediyor. Bu, uluslararası sermayenin, serbest ticaret anlaşmalarının ve zehirli tarım girdilerine bulaşmış endüstriyel monokültürün kolaylaştırdığı endüstriyel tarımın mutlak başarısızlığının bir göstergesidir. Bu endüstriyel sistem ülkelerimizi pahalı, ithal ve sağlıksız gıda ürünleri ile doldururken köylüleri yerinden etmekte ve çevreyi ve verimli kaynakları tahrip etmektedir. Gıda fiyatlarının ve tarım girdilerinin maliyetinin küresel olarak yükselmesi köylü topluluklarını her yerde daha derin bir açlık, yoksulluk ve borca sürüklemektedir.

La Via Campesina – yani köylüler, yerli halklar, kırsal nüfus, tarım işçileri, kentsel ve kırsal bölgelerdeki gençler – olarak biz ulusal üretim kapasitesini inşa etmenin çözümü olarak Gıda Egemenliğini savunuyor ve öneriyoruz. Gıda Egemenliği, destekleyici kamu politikaları, fiyat garantileri, krediler ve üreticilerle tüketiciler arasında doğrudan pazarlama ve gerçek bir tarım reformu da dahil çeşitli destek biçimleri sayesinde köylü ve aile tarımı sektöründe köklerini bulan bir ilkedir.

Köylü Agroekolojisi ve Birleşmiş Milletlerin Köylülerin ve Kırsal Bölgelerde Yaşayan Diğer Kişilerin Hakları Deklarasyonu (UNDROP), adil olarak daha iyi toplumlar inşa etmenin araçlarıdır. Gıdamızı yerel olarak üretmemiz, kendi kaderimizi onurla tayin etmemiz, barış, feminizm ve halkların egemenliği sadece bu araçlarla mümkündür. Gıda egemenliği olmayan bir gelecek mümkün değildir!

Otuz yıl kutlamalarımızı başlattığımız bu 17 Nisan’ı, bu ana kadarki uzun ve çetin yolculuğumuzu anacağımız ve bu yolculuktan onur duyacağımız bir gün haline getirelim.

Adalete giden bu yolda insanlarımızı baskıdan ve suçlu olarak yaftalayan saldırılardan dolayı kaybettik. Onların anılarını canlı tutmak, özgürlükleri için mücadele etmek ve tarihsel mücadelemizin ilham verdiği kazanımları vurgulamak esastır.

Şimdi, gerçekleşmesine etkide bulunduğumuz zaferleri, fedakarlıkları, alternatifleri, büyük ve küçük dönüşümleri ve 81 ülkede nasıl var olduğumuzu ve örgütlendiğimizi görünür kılmanın zamanıdır. #GıdaEgemenliğinin25Yılı mücadelemizi ilerletmenin ve insanları, hükümetleri ve politika yapıcıları bu vizyonun birçok krizi çözebileceğine ve adalet, onur, barış ve halkın egemenliği ile daha iyi ve daha sağlıklı toplumlar inşa edebileceğine ikna etmenin zamanıdır.

0 Paylaşımlar