Cumartesi, Mart 2, 2024
Basın Açıklamaları

Çiftçi-Sen “Tütün avans parasına üretiliyor, Çiftçi borçtan kurtulamıyor!”

2002 yılında çıkarılan Tütün Yasası’na kadar tütünün sağlığa olan zararları gözetilerek üretimi, denetlenmesi, işlenmesi ve pazarlanması TEKEL tarafından yapılmıştır.

Tütün Yasası sonrası TEKEL’in piyasadaki işlevi sona ermiş, tütün ve tütüncülüğümüz çokuluslu tütün şirketlerinin kontrolüne terk edilerek “sözleşmeli üretim dönemi” başlatılmıştır. Bu modelde alıcı firmalar çokuluslu sigara şirketlerinin taleplerine göre, tütün alacakları alanları belirleyerek dikimden günlerce önce, üreticilere üretecekleri miktar konusunda sözleşme imzalatmakta, alım fiyatını bile uzun süredir sonradan belirlemektedir.

Sözleşme koşullarının belirlenmesinde tütün üreticilerinin hiçbir söz hakları yoktur. Örneğin fiyat sınıflandırma, nevi tanımlamalarında üretici söz söyleyemez. Üreticilerin aleyhlerine hazırlanmış sözleşmelerden doğan haklarını savunabilmeleri bile mümkün değildir. İtiraz mekanizmalarını bir üreticinin yürütebilmesinin yolu tıkandığı gibi garantör rolü oynayacak bir kurum da bulunmamaktadır.

Çokuluslu şirketlerin insafına terk edilmiş olan üreticiler ürettikçe zarar etmiş, sözleşmelerdeki yıllık fiyat artışının enflasyon oranı kadar olması, üreticilerin kazancının hiçbir zaman artmayacağı anlamına geldiği için geleceğe yönelik umut da taşımamaktadır. Bu durumda her yıl daha fazla üretici tütün üretiminden vazgeçmektedir. Tütün Yasası’nın çıktığı 2002 yılında 406 bin olan üretici sayısı, 2021 yılında 50 bine düşmüştür.

Bugün tütün üretmekte ısrar eden üreticiler kıraç ve eğimli topraklarında başka bir ürün üretme imkanına sahip olmayanlar veya düşürüldükleri borç sarmalında şirketlerin üretim öncesi verdikleri avansla nefes alabilme şansını yakalayabilmeyi düşleyenlerdir.

Bu yıl da sözleşmeler şirketlerin çıkarlarını gözeterek hazırlanıp üreticilere dayatılmış, geçmiş yıllarda olduğu gibi üzerlerinde fiyat dahi yazmayan bu sözleşmelerin bir örneği zorunlu olmasına rağmen üreticilere verilmemiştir.

Avanslar alındıktan, tarlalar hazırlandıktan, fideler dikilmeye başladıktan, geriye dönüşü olmayan yola girildikten sonra fiyatlar yıllık enflasyon artışının bile çok altında açıklanmıştır. Sözleşmeli üretimle 7 neviye çıkarılan fiyatlandırmada, 1. nevi 55 TL, 7. nevi 14 TL olarak belirlenmiştir.

Tütünde kilo başına üretim maliyeti 60 TL olan ürün fiyatının maliyetin altında olması bir yana, ton başına ortalama 40 bin TL avans almış üreticiler aldıkları avans parasına tütün üretmek zorunda kalacaklar, hatta gelecek yıl üretecekleri tütün için borçlanacaklar, aynı şirkete tütün üretmek zorunda kalacaklardır.

Oysa sigaralarda yüzde 11’e düşmüş olan yerli tütün kullanım oranı, yapılan düzenlemeyle bu yıl yüzde 17’ye, 2023’de yüzde 21’e, 2024’de yüzde 25’e çıkarılacaktır. Sigara şirketlerinin yerli tütün ihtiyaçları artarken, alıcı firmaların bu kadar fütursuzca davranabilmeleri, üreticilerle tek tek sözleşme yapabilmelerinin nedeni yasanın onlar lehine düzenlenmiş olmasıdır.

Tütün üretimi başka hiçbir tarımsal üründe görülmeyen -neredeyse- bir zanaat dalıdır. Özel bir itinaya özel bir uzmanlığa ihtiyaç duyar. Bir aile tarımıdır, yediden yetmişe herkes çalışır. Osmanlı’nın son döneminde tütünün denetimi Reji şirketinin elinde olduğu gibi bugün de çokuluslu şirketlerin elindedir. Hala ısrarla tütün üreten aileler kendi emeklerini yok sayarak, birbirlerinin emeklerini sömürme pahasına üretimi sürdürmektedirler.

Çiftçi Sen olarak diyoruz ki;

  1. Bağımlık yapan, sağlığa zararlı bir ürünün üretimden pazarlamaya kadar bütün bir zincirinin çokuluslu sigara şirketlerinin ve tütün kartellerinin eline geçmiş olması kabul edilemez.
  2. Kamucu bir anlayışla tütün üretimi ve denetimi ile sigara üretimi ve ticaretini düzenleyecek TEKEL benzeri bir kurum yeniden oluşturulmalı, yeniden taban ve tavan fiyat uygulanmasına geçilmelidir.
  3. Sözleşmeli üreticilik döneminde ortada bir sözleşme varsa tek tek üreticilerle değil, üreticilerin sendikal örgütlenmesiyle toplu sözleşme olmalıdır ve bunun için hukuki düzenleme yapılmalı, yine kamucu bir anlayışla sözleşmelerde garantör rolü oynayacak bir kurum oluşturulmalıdır.
  4. Şirketlerin belirlediği fiyatlarla üreticilerin yaşamlarını ve üretimlerini devam ettirebilme şansları yoktur, kabul edilemez. Kamu tütün fiyatına 80-85 TL olacak biçimde piyasaya müdahale etmelidir.

ÇİFTÇİLER SENDİKASI YÜRÜTME KURULU adına

Ali Bülent ERDEM

Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı

Adnan ÇOBANOĞLU

Çiftçiler Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri

0 Paylaşımlar